28 Ağustos 2010 Cumartesi

Fiba 2010 İlk Gün - İstanbul

İlk gün heyecanıyla koşarak gittim Abdi İpekçi'ye , beklediğimden fazla seyirci ve çoşku vardı öncelikle.Zira bu ülkenin insanları futboldan başka fazla spor bilmezdi.

Öncelikle söylemem gerekir ki  Abdi İpekçi çok güzel yapılandırılmış; dışarıda yaşadığınız sıcağı içeride yaşamıyorsunuz , havalandırmalar çok iyi , uluslararası organizasyonlarda belalımız olan ulaşım sorunu da aşılmış gibi, giriş ve çıkışlarda neredeyse hiç sorun yaşamadım.Hele ki Amerika'nın maçı  ve haftasonunun biraraya gelmesi sıkıntı çekeceğimi düşündürtmüştü bana.

Taraftara gelince Slovenler'i bir adım öne çıkarmak gerekiyor.Turnuvanın belki de en renkli isimi olacaklar.Bugün izlediğim 3 maç içinde en ateşli ve kalabalık olan gruptular.Yaklaşık 3bin kişiydiler ve maç boyuncu sustukları an sayısı çok azdı.


Bir grup Amerikalı çocuğun bütün salonu meksika dalgasına kaldırması görülmeye değerdi.(Farklı ülkelerden 110 çocuk getirilmiş salona)İran taraftarı da şaşırılacak kadar fazlaydı ve takımlarını desteklemeye çalıştılar.Brezilya ve Hırvatistan tarafı ise diğer takımların taraftarı yanında biraz sönük kalsalarda takımlarını yalnız bırakmadılar.Yalnız Brezilya taraftarı diyince ben rio karnavalı gibi olur sanmıştım hayallerim suya düştü.Alex,Andre Santos gibi tipler vardı salonda.

Maç sonu Amerikalıların minübüse binmesi ise ayrı bi olaydı ve bunun üzerine onlarca efsane yazılabilir.


Maçlara geçince ; ilk maç Slovenya - Tunus idi.Zaten Tunus'tan kat ve kat önde olan Slovenya'nın basketbol ekolü fazla zorlanmadan aldı maçı.Slovenye bu gruptan tahmini 2 veya 3. olarak çıkacaktır.


İkinci maçta rüya takım ilk defa gözlerimin önünde sahaya çıkacaktı , dünyaca ünlü yıldızlarından yoksun olsa da karşımdaki Amerikaydı.Televizyondan gece yarıları izlediğim adamlar , önümde smaca kalkacaktı lan! Rakibi ise Avrupa'nın önde gelen basketbol ülkelerinden Hırvatistan.Atletik kısaları ve tam konsantrasyonu ile farka giden Amerika , daha birçok Avrupa ülkesine aynı tarifeyi yapacak gibi.

Son maç ise Brezilya-İran; Amerika'dan sonra gruptaki favorim olan Brezilya,zayıf İran karşısında fazla zorlanmadı.İran'ın top kayıpları da haddinden fazla olunca Brezilya farka gitti.

Tam 6 millet vardı bugün İstanbul'da, hepsi de ayrı ayrı renkler taşıyordu  ( ve hepsi küçücük sosilere 5euro bayıldılar) 6 tane ayrı dil konuşulduysa da basketbol ortak amaçtı..Bu tarz organizasyonların ne kadar önemli olduğunu hatırlattı.Fiba2010 İstanbul'da güzel başladı.Böyle devam etsin ve bir de Rus dansçı ve Sloven kızlar çok güzelsiniz ya...


Eren Ateş

14 Ağustos 2010 Cumartesi

İnception - Rüya Rüya İçinde





Christoper Nolan'ın hayalindeki film , bugüne kadar izleyenlerin başını döndürmeyi başardı.Başarılı kurgu ve efektleriyle göz dolduruyor ve zeki senaryosu onu zirveye taşıyor.Lafı evirip çevirmeye fazla gerek yok bence izleyin , izlettirin. Ama siz siz olun rüyalarınızla gerçeklerinizi karıştırmayın.

3 Ağustos 2010 Salı

Altın Kızlar

20.Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda pek de alışık olmadığımız sevinçler yaşadık.Elvan , Nevin ve Bekele ile yüzümüz güldü.Burcu Ayhan tüm atlamalı branşlarda ilk kez finale kalan Türk sporcu oldu.Kemal Koyuncu ve Mert Girmagelese ise 5bin metre erkekler finaline kalmayı başardılar.

Önce Elvan'dan başlayalım; daha antreman yapacak alanı bile yoktu.Ormanda çalışırken kendisini ayı kovaladı.Selde mahsur kaldı bir taksici tarafından kurtarıldı.Gün geldi devşirme bi sporcu olduğu için sevilmediği bile oldu, Atamızın ''Ne Mutlu Türk'üm Diyene '' sözü unutuldu.Ama o  başına gelenlerden  yılmadı ,10bin metre de altın 5bin metrede gümüş getirdi ülkemize.Yine yüzümüzü güldürdü zayıf kara kız.Tüm engellere rağmen.

Elvan'dan sonra Nevin'e geldi bizi sevindirme sırası. 100 metre engelli de Türkiye rekorunu kırarak Avrupa şampiyonu oldu.Bu sezon katıldığı bütün yarışları kazanan Nevin'in , bu başarısında Fenerbahçe'nin de alt yapı olanağı sağlamasını payı büyük.Bugüne kadar katıldığı birçok turnuvada da başarılı olmuştu ama en büyük çıkışını şimdi yaptı.Nevin henüz 24 yaşında ve önünde kazanacağı çok altın var.Umarım Süreyya Ayhan'a benzemez kaderi.

Bekele ise Elvan gibi  devşirme sporcumuz ! Bugüne kadar Avrupa şampiyonalarında , Elvan ve Nevin ile birlikte , madalya kazanan 6.sporcu oldu Türkiye adına.5bin metrede birinci geldi.2. isim ise Elvan'dı.

Doğuştan Türk olmadığı için altın kızları eleştirenler, futbolda yabancı hocalarla yabancı golcülerle şampiyon olduklarında neredeler ? Belki çoğumuzdan daha çok seviyorlar bu ülkeyi , tüm Avrupa'nın gözü önünde Türk bayrağını dalgalandırıyor , istiklal marşını okutuyorlar.Bakın diğer ülkelere kaç tane kendi sprocusu kaç tane devşirme var ? Atletizmin çok geri kaldığı ülkemizde , bu tür başarılar saçma nedenlerle hor görülüyor.

Sonra neden olimpiyatlarda başarılı olamıyoruz, altın madalyalar kazanamıyoruz ,  diğer ülkelerin ardında kalıyoruz , sadece futbol odaklı bir ülkeyiz dimi ?  Oldu canııım, görünce söylücem ben.